Aramak için "Enter", çıkmak için "Esc" tuşuna basınız.
Blog thumbnail

Mardin Mimarisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Mardin Mimarisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Blog thumbnail

Mardin’in Mimarisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

 

Antik ve dokunaklı bir şehir olan Mardin, sadece Mezopotamya bölgesinin değil tüm Türkiye ve Ortadoğu bölgesinin de özgün kentlerinden biri olarak öne çıkar. Mardin’in kendine has dokusu ve kültürel atmosferinin yanı sıra, şehrin tarihsel derinliği sayesinde mimari açıdan eşsiz bir forma ulaştığını söylemek doğru olacaktır. Şehrin farklı kültürlerle kaynaşmış olan, çeşitli dini inanışların bünyesinde harmanlanan çok katmanlı mimarisi; özellikle Mardin turu yapmayı planlayan turistler için üzerinde durulması gereken en önemli başlıklardan biridir. Bu doğrultuda yakın gelecekte Mardin gezisi yapmayı planlayanlar için Mardin’in mimari yapısı ve şehirdeki özgün mimari yapılar ile alakalı bazı detaylardan bahsedeceğiz.

 

Selçuklu ve Osmanlı Mimarisinin Harmanlaması

 

Büyük Selçuklu Dönemi’nin en görkemli dönemleri; Horasan’dan Mezopotamya’ya, Kafkaslardan Anadolu’ya, Hicaz’dan Yemen’e kadar uzanan büyük bir alanı içine alıyordu. Yer yüzünde gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biri olan Büyük Selçuklu Kağanlığı’nın en önemli eserlerinden bazıları da Mezopotamya ovası üzerinde yer alıyordu. Bu bağlamda Mezopotamya’nın beşiği olan Mardin’de de devrin en görkemli cihan devleti olan Selçuklu İmparatorluğu’na ait birbirinden estetik yapıları gözlemlemek mümkün.

 

Tüm bunların yanı sıra Mardin’de Büyük Selçuklunun etkisi, sonralarında Akkoyunlu ve Osmanlılar döneminde de devam etti. Bu cihan imparatorluğunun eşsiz, Horasan ve Orta Asya motifleriyle zenginleştirilmiş mimari dokuları; Mardin’in tarihi eserleri kapsamında yüz yıllar boyu kendini sergilemeye devam etti. Bunlar arasında en önemli yapılardan biri olan Kasımiye Medresesi, her ne kadar Artuklu ve Akkoyunlu dönemine ait bir yapı olsa da bünyesinde Selçuklu Dönemi’nin eşi benzeri görülmemiş mimari motiflerini de barındırır. Türklerin Anadolu’ya Orta Asya’dan getirdiği bu mimari anlayışın Anadolu toprakları üzerindeki en güzel örneklerinin Mezopotamya Ovası’nın beşiği olan Mardin sınırları içerisinde bulunduğu söylemek doğru olacaktır.

 

Süryani Motifleri ve Dini Sembollerle Zenginleştirilmiş Tapınak Mimarileri

 

Mardin mimarisi dendiğinde bir diğer önemli nokta da şehrin dini simgeleridir. Bunlar arasında en önemli başlıklardan biri de bölgedeki Süryanilerin birbirinden özgün ve estetik yapıdaki tapınakları olarak öne çıkar. Mardin şehir turu kapsamındaki en çok ilgi gören lokasyonlardan biri olan Süryani manastırları hem dini açıdan hem de sanatsal açıdan oldukça önemli yapılardır. Tüm bunlara ek olarak Süryanilerin bölgedeki en önemli eserlerinden olan Deyrulzafaran Medresesi, hem antik geçmişi ile hem de sembolik değeri ile genel olarak büyük öneme sahiptir. Antik Çağlarda Güneş Tapınağı olarak da bilinen bu yapı, yüz yıllar boyu kendisini korumuş ve çeşitli restorasyonlar geçirerek günümüze kadar başarılı bir şekilde ayakta durmayı başarmıştır. Günümüzde de bölgedeki önemli etnik ve dini gruplardan olan Süryanilerin dini merkezi olmasının yanı sıra Deyrulzafaran Medresesi, dini amaçlarla ve eğitim amacıyla da hala aktif olarak kullanılmaya devam etmektedir. Bunun yanı sıra bölgedeki en önemli turistik potansiyele sahip mimari yapılardan biri olduğunu söylemek de doğru olacaktır.

 

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir